Kendini Alevin Kalbine Atmak

268

Kimmiş yoldaşlar, Kıvılcımlı?
Kendini devrim alevinin içine atan, orada yanan ve kaybolan
ama gerçek devrimciliğin ne olduğunu “sadece o” anlayan gerçek
devrimciymiş!

Devrimciliği bir aşk olarak görürseniz ve onun kalbine atarsanız kendinizi, ateşinin kalbine, orada yok olursanız; bütün korkular sona eriyor orada. İşkenceci cellâtlarınıza karşı da gülersiniz; onların korkularına, acemiliklerine… Alay edersiniz onlarla ve ne zindanlar yıldırır sizi, ne işkenceler, ne hayatın başka acıları…

Çünkü orada mutlusunuz, zaten onun dışında yoksunuzdur.

Devrim ateşinin içindeyseniz varsınızdır.

Onun dışında başka bir hayatınız yok! Başka bir varlık alanınız yok!

İşte bu önderler de (Nurullah Ankut, arkadaki posterde yer alan; Marks-Engels, Lenin ve Kıvılcımlı’yı gösteriyor. – y.n.) devrimciliği böyle anlamışlardır, böyle yaşamışlardır, böyle yapmışlardır, arkadaşlar.

Onların kasılması, afrası tafrası olmamıştır. Giyime kuşama önem vermemişlerdir zerre miktarda. Onların tatili, yorgunluğu, dinlenmeleri olmamıştır. Çünkü ateşin dışında yoklar ki zaten… İşte biz de Kıvılcımlı’dan böyle devraldık bu bayrağı ve O’na layık bir şekilde sürdürmeye çalışıyoruz.

E-kitap olarak okumak için tıklayınız