Marks-Engels Hayatları

568

Marks-Engels Hayatları

Karl Marks’ın en sevdiği söz, Lâtin şairi Terentius’un şu cümlesiydi:

“İnsanım! İnsancıl olan hiçbir şey bana yabancı kalamaz.”

Marks ve Engels’in bütün hayatlarını anlatmak ne mümkün… Biz bu iki büyük adamın ancak şu; “İnsanım”, diyen taraflarına kısaca işaret edeceğiz. Marks ve Engels’in hayatı, en az bir yüzyılın tarihidir. Ve bu yüzyıl, kasırgalı sosyal altüstlükler ve harikalar devridir. Koca bir devir, burada, üç beş sayfayla çiziştirilemez.

Marks ve Engels… “ve”si fazla: Mark-Engels!.. Onlar, daima “bir” adam oldular. Eğer, bir gün onların destanı yazılacak olursa, eminim ki söze şöyle başlanacaktır:

“Vaktiyle Marks-Engels adında bir insan vardı. Fakat o ne büyük, o ne çok insandı.”

***

Marks’ın ve Engelsin bütün görüşleri birer birer gerçekleşti. Avrupa isyanlarında Rusya el altından Rusya Çarıyla devrime karşı ittifak yaptı. Ve neticede, Rusya boğazlarda hâkim olmak istediği andan itibaren İngiltere’yi karşısında buldu.Marks ve Engels kendilerini bazılarına “Urquhart’la buluştum. Hayretimi mucip olan komplimanı şu oldu: Makalelerin bir Türk tarafından yazıldığı söylenebilirmiş, fakat benim bir evrim taraftarı olduğumu bildirişim, onun bu fikrini hiçte teyit etmiyormuş.”Türkiye’nin cihan politikasındaki yeri, Türkiye’nin iktisadî durumu, Türkiye dahilindeki milliyet meseleleri, Türkiye’de mevcut sınıflar ve münasebetleri… Marks ve Engels tarafından kaleme alınan makalelerde hayret edilecek bir anlayış ve açıklıkla tespit edilmiştir. Bunlardan bazılarını okurken, insan ilgi ve bilginin derecesi önünde duralar. Örneğin: Osmanlı ordusu Tuna’yı geçmemeli; eğer Karadeniz Rus sahilinde falan noktaya Türkler asker çıkarırlarsa, Rus kalelerinin direnine gücü hiçe iner… gibi askercil ince taktik ve strateji tahminlerine kadar bu makalelerde ayrıntı bulunur.

Kitabı PDF Olarak Okumak için tıklayınız