İnebey mah. İnklap cad. No:43/129 Fatih/İSTANBUL

Derleniş Yayınlarından Yeni Kitap “MİT TIR’ları Davası”

26.05.2016
Derleniş Yayınlarından Yeni Kitap “MİT TIR’ları Davası”

MİT tırları davası kapak__Halkın Kurtuluş Partisi ve Genel Başkanı Nurullah Ankut, AKP ikti­darının hukuksuzluklarına ve yağmalarına karşı Türkiye’de halklarımız adına eylemler yaparak ve hukuk mücadelesi vererek; hakkaniyet sahibi vatandaşlarımızın da dile getirdiği gibi, gerçek bir muhalefet yürütmek­tedir. Türkiye’deki tek ve gerçek muhalefet partisi HKP’dir, önyargısız insanlarımızın da teslim ettikleri gibi. Fakat özellikle 12 Eylül 2010 Re­ferandumu’ndan sonra AKP’nin hukuk bürolarına çevrilmiş olan mah­kemelerden sonuç almak bugüne kadar mümkün olmamıştır. Okuyacağınız kitap Türkiye yargısının Suriye’ye karşı AKP Hükümetlerinin, sırf AB-D Emperyalistlerine yaranmak için, yürüttükleri savaş çığırtkanlığı ve Ortaçağcı çetelere verdikleri destek, artık savaş suçu boyutuna ulaşmıştır. Bunun en somut göstergesi de MİT TIR’larıyla Suriye’ye gönderilen silah ve mühimmattır. Suriye konusun­da işlenen suçlara karşı yapılan suç duyurularında, yukarıda da belirttiği­miz gibi, bırakalım kovuşturmayı Cumhuriyet Savcılarınca herhangi bir soruşturma bile başlatılmamış, başvurular hep sonuçsuz kalmıştır.

Ortadoğu’yu ve özellikle de ülkemizi felakete sürükleyen ve savaş suçu oluşturan bu girişimleri durdurmak için tek müracaat mercii olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) kalmıştır. UCM’ye Başvuru kaçınılmaz olmuştur çünkü Suriye’nin meşru yönetimine karşı savaş suçu işlenmeye devam edilmektedir.

Bu 02.06.2015 tarihli Suç Duyurusu Dilekçesine cevaben UCM Savcılığı, başvurunun değerlendirmeye alındığına dair biri İngilizce, biri Fransızca iki belge göndermiştir.[3]

Bu süreçte Reuters Haber Ajansı HKP Genel Başkanı Nurullah An­kut’la 03.06.2015’te yayımlanan bir röportaj yaptı.

Bu arada başta o zamanın İçişleri Bakanı Efkan Ala olmak üzere, Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından “Hakaret, İftira ve Suç Uy­durma” isnadıyla Ankara Başsavcılığına 08 Haziran 2016’da şikâyette bulunulmuştur.

Bu şikâyeti sonuca bağlayan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı “İfti­ra” ve “Suç Uydurma” suçlamalarını yerinde bulmamış, “Ek kovuştur­maya yer olmadığına dair karar” vermiştir.

Fakat Savcı, “Hakaret” suçlamasıyla iddianame düzenleyerek dava açmıştır.

Ankara 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi de 14.10.2015 tarihinde aldı­ğı bir kararla bu iddianameyi kabul ederek dava başlatmıştır.

***

Suriye’ye karşı işlenen savaş suçları sadece Suriye’nin varlığını de­ğil, tüm Ortadoğu ülkelerinin ve halklarının geleceğini tehdit etmekte­dir. Özellikle de ülkemiz bakımından bu tehlike çok daha büyük önem arzetmektedir. Çünkü ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi (GOP) haritala­rında Türkiye de üçe bölünmüş olarak gösterilmektedir. Bu harita, bir delinin çiziktirmesi değildir. Eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın söyleyişiyle; “Ortadoğu’da 22 ülkenin sınırları yeniden çi­zilecek”tir. Harita böylesine açık bir ABD Projesidir. Ve NATO okulla­rında, tatbikatlarında, hem de Türk subaylarının da bulunduğu seminer­lerde ders olarak işlenmiştir. Nitekim bu toplantıların birinde bulunan bir Türk subayı salonu terk etmiştir.

Felaketin boyutunu anlamak için şunu da göz önüne almak gereki­yor. Bu projenin eşbaşkanları İspanya Başbakanı ile Türkiye Başba­kanıdır. Recep Tayyip Erdoğan’dır. Cumhurbaşkanı olunca bu görevi Ahmet Davutoğlu’na devretmiş midir? Bilinmiyor… Fakat devretse de devretmese de bu, Ortadoğu Halklarına cehennemi yaşatacak, daha doğrusu yaşatmakta olan projenin Tayyip Erdoğan’ın deyişiyle “eşbaş­kanlarından bir tanesi” Türkiye’yi yöneten AKP liderliğidir. Hem de ya Cumhurbaşkanlığı ya da Başbakanlık düzeyinde…

Zaten bu projenin gereği olarak Türkiye de Suriyeleşme sürecine girmiş bulunmaktadır. Bir taraftan PKK, diğer taraftan AKP Hükümeti, bin yılı aşkın bir süre kardeşçe bir arada yaşamış Türk ve Kürt Halkla­rını biribirinden koparmak, düşmanlaştırmak için ne gerekiyorsa yapı­yorlar. Gün geçmiyor ki bir Kürt ilinde ya da ilçesinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmesin, şehir savaşlarında Türk ve Kürt gençleri toprağa düşmesin. Her iki taraftan da toprağa düşen her can, arkasında gözü yaşlı kitleler bırakırken kendileriyle birlikte iki halkı birbirine bağla­yan gönül bağlarını da götürmektedir. Daha doğrusu ABD’nin istediği sonuç ne yazık ki bu genç bedenlerin harcanması üzerinden gerçekleş­tirilmektedir. Her iki taraf da ABD’nin kendilerine verdiği bu rolü ne yazık ki başarıyla yerine getirmektedir. Her iki halktan yitirilen her can, halkları birbirinden uzaklaştırırken, acılara boğarken ayrıca yıkılan, yok edilen şehirler ve kendi yurdunda muhacir durumuna, sürgün du­rumuna düşürülmüş yüz binlerce Kürt insanının yüreğinde onarılamaz yaralar açmaktadır.

Böylesine bir felaketin yaratıcıları savaş suçu işlemiyorlarsa ne ya­pıyorlar?

Yurdunu ve Halklarını seven bir Parti ve onun Lideri bu duruma seyirci mi kalmalıydı?

Elbette eldeki tüm imkanlarla bu felakete engel olmaya çalışmak vatana ve halklarımıza karşı bir borçtur.

Bu borç yerine getirilmeye çalışılmıştır.

Bu yolda gelecek her acıya, her kahra hoş geldi safa geldi denmiştir.

HKP Genel Başkanı Nurullah Ankut’un deyişiyle:

“Bilmiyorlar ki doğruyu, haklılığı, adaleti ve tahrip edilmiş en in­sancıl, en yüce değerleri savunanlar, o değerlerin simgesi olanlar, Ta­rihte hiçbir zaman yargılanamamıştır.

“Onlar katledilebilir, işkenceye uğratılabilir ama asla yargılana­maz. Tarih ve halklar onları her zaman beraat ettirirler. Ve biz de çoktan bu davadan beraat etmiş durumdayız. Halkımız karşısında, insanlık vicdanı karşısında, uluslararası adalet ve hukuk karşısın­da ve Tarih karşısında çoktan beraat etmiş durumdayız.”

***

Not:

Kitap iki bölümden oluşuyor:

1- Savunmalar (daha doğrusu Yargılamalar),

2- Ekler.

Savunmanın (Yargılamanın) bütünlüğünü bozmamak için Savunma­ları (Yargılamaları) birbirini takip eder şekilde kitabın birinci bölümüne koyduk. Konunun tüm yönleriyle anlaşılabilmesi için gereken belgeler, başta UCM’ye verilen dilekçe olmak üzere, görsel malzemeler, şikâyet­çilerin şikâyet dilekçesi, iddianame, Avukatların yazılı savunmaları vb. de Ekler bölümünde sunulmuştur.

Derleniş Yayınları.

Kitaplarımız hakkında bilgi almak ve sipariş vermek için bizimle iletişime geçebilirsiniz