19. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nda Derleniş Yayınları’nın “Büyük Gezi İsyanımızda Neden Devrim Olma(z)dı? Devrim İçin Görevlerimiz” Konulu Konferansı Gerçekleştirildi.

172

 

19. TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nda Derleniş Yayınları’nın

“Büyük Gezi İsyanımızda Neden Devrim Olma(z)dı?

Devrim İçin Görevlerimiz”

Konulu Konferansı Gerçekleştirildi.

            Bu yıl 19.su düzenlenen TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nda Derleniş Yayınları tarafından düzenlenen; HKP Ankara İl Sekreteri Av. Doğan Erkan’ın konuşmacı olduğu “Büyük Gezi İsyanımızda Neden Devrim Olma(z)dı? Devrim İçin Görevlerimiz.” Konulu konferans 21 Nisan 2014 günü 17.15-18.30 saatleri arasında gerçekleştirildi.

Konferans Yöneticisi HKP İzmir İl Başkanı Av. Tacettin Çolak’ın açılış konuşmasının ardından sözü alan Av. Doğan Erkan görsel sunumla desteklediği konuşmasında, “Devrim nedir?” başlığı çerçevesinde 5N1K olarak adlandırılan Neden, Ne zaman, Nerede, Nasıl olur, Kimler sorularını Devrim tanımına yönelterek Marksist-Leninist teori çerçevesinde cevaplar vermeye çalıştı.

Devrimin Objektif ve Subjektif koşullarını, Gezi döneminin ekonomik ve siyasal parametreleri etrafında değerlendiren Erkan, Gezi İsyanımızda devrim için bu koşullardan nelerin eksik kaldığını, nelerin ise miras olarak devam ettiğini anlattı. Kitlelerin örgütsüz olduğunun, örgütlü tavır alabilecekleri bir proletarya partisinin olmamasının en önemli eksiklikler olduğunu belirten Doğan Erkan yoldaş, “kitlenin kendi denemesiyle öğrenmesi”, “kitlenin yaratıcılığına güvenme” gibi öncü-kitle ilişkisine dönük noktalarda önemli kazanımlar olduğunu anlatarak, “halkımız yurtseverliğini, mizahi-eleştirel zekasını, cesaretini ortaya koymuştur. Halkımızı küçümseyen küçükburjuva devrimcilere Gezi’de Halkımız öğretmiştir” şeklinde konuştu.

{youtube}XpB9_KQ-cOQ{/youtube}

 

{youtube}5VEYbw31wbo{/youtube}

Lenin Usta’nın “kendiliğinden kabarma, tohum halindeki bilinçlenmenin işaretidir” tümcesine değinen Doğan yoldaş, Gezi Direnişi’mizden geriye filizlenmeye hazır bu tohumun kök saldığını, kitlelerin özgüven kazandığını ve arayış içine girdiğini ifade etti.

İşçi Sınıfımızın sınıf olarak Gezi İsyanımızda yer alamadığını, sarı sendikaların böyle bir görev yerine getirme niteliğinin olmadığını anlatan yoldaş, yönetilen kitlelerde henüz ekonomik temelli bir buhranın olgunlaşmadığını, Gezi Direnişi’nin siyasi temelli bir hoşnutsuzluk minvalinde geliştiğini aktardı. Türkiye ekonomisinin, yalnızca paranın dolaşımı, sıcak para ve dolarizasyon üzerine döndüğünü de anlatarak, Yerli egemenlerin tüketim maddeleri fiyatlarının peyderpey artımı ve vergilerle öteledikleri cari açık suni bir dengede duran ekonomiyi taşıyamaz hale geldiğinde, yeni bir büyük ekonomik buhranın kaçınılmaz olduğundan bahsetti ve ekledi: “işte o gün, ekonomik ve siyasi hoşnutsuzluk (objektif şart) geldiğinde, halka önderlik edecek keşif kolunu ve yedek gücü olan yığın örgülerini kurmuş bulunursak, Devrimi başarmak işten değildir!”

Gezi direnişinde, İşçi Sınıfı mücadelesinin yedek gücünü temsil eden Ulusal mücadelenin yani Kürt Ulusu’nun, katılımının da BDP önderliğinin gericiliği ve işbirlikçiliği sebebiyle sağlanamadığını anlatan yoldaşımız, “sadece bu eksiklik giderilmiş olsa bile, Sosyal Devrim değil ama, Politik Devrim sağlanabilir, Akp hükümeti düşebilirdi” dedi.

Son olarak, Lenin ve Kıvılcımlı Ustaların “Ordu” konusundaki görüşlerinden alıntı yaparak Ordu Gençliği’ni de devrime kazanmanın zorunluluğunu vurgulayan Erkan, sözlerini Lenin Usat’nın “Ne Yapmalı” isimli anıt eserinden “düş görmek” üzerine kısmını alıntılayarak tamamladı.

Konferans’ın sonunda Av. Tacettin Çolak 1 Mayıs meydanının Taksim olduğunu vurgulayarak, Taksim’in artık bir Vatan olduğunu, Taksim mücadelesinde ısrarcı olmanın Vatanı savunmak anlamında olduğunu söyledi.

Doğan Erkan yoldaşın son söz olarak alıntı yaptığı Lenin yoldaşın tümceleri ile bitirelim:

“Eğer düş gören kimse, düşüne ciddi olarak inanırsa, yaşamı dikkatle gözler, gözlemlerini gökte kurduğu şatolarla karşılaştırır ve eğer genel olarak söylemek gerekirse, düşünün gerçekleşmesi için bilinçli olarak çalışırsa, düş ile gerçek arasındaki ayrılığın hiçbir zararı olmaz. Düşlerle yaşam arasında bir bağ varsa, her şey yolundadır.”

İzmir’den Kurtuluş Partililer